Ana Sayfa | Üye Girişi 
Firmalar Rehberi
 

FIRMA EKLE | YENI FIRMALAR | ALFABETIK LISTE | SEHIR LISTE | BÜTÜN FİRMALAR | İLETİŞİM | TOP 100 | ÜYE GİRİŞİ




  Firma Sektörü
Ağaç Ürünleri
Alışveriş Firmaları
Ambalaj Firmaları
Bahçe ve Çiçek
Basın Yayın Matbaa
Bilgisayar Yazılım
Bilim ve Teknoloji
Boya Sanayi
Cam
Çevre Su Arıtma
Dekorasyon Firmaları
Denizcilik Gemi Tersane
Deri Firmaları
Eğitim
Ekonomi
Elektrik
Elektronik Firmaları
Elektronik Sanayi
Emlak Firmaları
Endüstriyel
Enerji Firmaları
Ev Yaşam
Fuar Organizasyon Ajans
Gıda Sanayi
Giyim Firmaları
Güvenlik Firmaları
Güzellik ve Bakım
Hayvancılık
Hizmet
Holdingler
İhracat Firmaları
İnşaat
İnşaat Dekorasyon
İnternet Hizmetleri
Isıtma Soğutma
İthalat
Jeoloji
Kağıt Sanayi
Kimya Sanayi
Lastik Sanayi
Lojistik Firmaları
Maden
Makina Sanayi
Metal Sanayi
Mobilya Sanayi
Moda Giyim
Muhasebe
Ofis Kırtasiye
Organizasyon
Otomotiv Sanayi
Perakende
Plastik Sanayi
Porselen
Reklam Tanıtım
Sağlık
Sanat Kültür
Seramik
Sigorta
Spor
Takı ve Mücevherat
Tarım
Tekstil
Turizm Seyahat
Yaşam ve İnsanlar




Firmalar Rehberi Baharatın Öyküsü


 

 
Baharatın Öyküsü
2008-01-29 00:00:00



 

Baharatın Öyküsü


 Baharatın Öyküsü

Baharatlar, çiçek, yaprak veya kabukları kurutularak, dört mevsim lezzet ve şifa dağıtıyor. Bazen bir çiçeğin, bazen dev bir ağaç kabuğunun, bazen de bir orkide soğanının adı olan baharatlar, insanoğlunun çok eskilerden beri değişik amaçlarla kullandığı bitkilerdir.

Baharatın ilk kullanıldığı yer olarak, Uzak Doğu kabul edilir. Avrupa`da ilk tanınan baharatlar ise, Hint Karabiberidir. O yıllarda, birşeyin pahalı olduğunu ifade etmek için, "Karabiber gibi pahalı" denildiği de kayıtlarda yer almaktadır. Avrupalı`larca yağ ve merhem yapımında kullanılan tarçın, Hindistan ve Seylan gibi ülkelerden, kervanlarla İskenderiye`ye kadar getiriliyordu. Öyle ki, bir zamanlar tarçının, Arabistan`da yetiştirildiği zannediliyordu. İlk çağdan beri Çin ve Hindistan`da kullanılan zencefilin, Hindistan`dan geldiğini bilmeyen Dioskorides ve Plinius`a göre, bu baharat Yunanlılar`a Persliler tarafından tanıtıldı. Zencefil, Romalı`ların besin maddelerinde büyük rol oynamıştı.
Zencefilin Ortaçağ Avrupası`nda kullanımı, karabiber kadar yaygındı ve onun gibi pahalıydı. İlaç ve boya olarak kullanılan, Keşmir, İran ve Frigya`dan gelen safran, Romalılar tarafından biliniyor ve kullanılıyordu.

Baharatın Bizans İmparatorluğu yoluyla Avrupa`ya geçmesi, 9. yüzyıldan itibaren engellendi. Ama çok miktarda tüketilen etin muhafazası için, baharata duyulan ihtiyaç ve onun güzel tadı, zengin sınıflarına baharatı unutturamadı.
Baharatın yıldızı Avrupa`da yeniden parladı ve safran, Fransa ile İtalya`da ekilmeye başladı. Doğu Akdeniz limanları (İskenderiye) Avrupalı tüccarlara yeniden açılınca, Venedikli`ler Avrupa piyasasında hemen hemen bir tekel kurdular.

Orta çağın sonunda, Avrupa`da baharat tutkusu, aşırı derecede çoğalmıştı. Şatafatlı ziyafetlerde baharatlı yemekler yapmak modaydı. Alabildiğine zenginleşmiş olan baharat tüccarları, Floransa`da bu işi sanat haline getirdiler ve 19. yüzyılın başında 288 çeşit baharat sattılar. Venedik`in tekelinden kurtulmak için baharat sağlamaya çalışmak, büyük coğrafi keşiflerin önemli sebeplerinden biri oldu. 16. ve 17. yüzyıllarda, Portekiz, İspanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi sömürgeci ülkeler, baharat ticaretinde sıkı bir yarışa girdiler.
 
İbni Sina`nın bahsettiği, Hindistan cevizi ve Meksike vanilyası, 16. yüzyılın başında Avrupa`ya geldi. Atlantik limanlarına büyük miktarda gelen baharatlara, sayısız iyileştirici nitelikler atfediliyordu. 1560 yılına kadar, baharatın fiyatı Lizbon`da sürekli bir artış gösterdi. Bundan sonraki iki yüzyıl boyunca da, baharat sürekli değeri artan bir ürün oldu. Baharat yetiştiren yerlerin artması ve de yemek zevkinin değişmesi, 19. yüzyılın başlarında baharatın ticari önemini biraz olsun azalttı.

Baharat Anadolu`ya Afrika ülkelerinden yine kervanlarla getiriliyordu. Develerle güney illerimize gelen baharatlar, daha sonra oradan diğer illere ve İstanbul`a gönderiliyordu. Baharat çeşitlerinin Uzakdoğu`da da yetiştirilmeye başlamasıyla, buradan denizyoluyla İskenderun`a getirildi.
Hem getirilmesinin zor olması, hem de ekonomik olmaması sebebiyle, zamanla birçok baharat da yurdumuz topraklarında yetiştirilmeye başladı. Fakat, Karabiber, Hindistancevizi gibi, iklim şartlarının müsait olmaması sebebiyle yetiştirilemeyen 5-6 çeşit halihazırda ülkemize başka yerlerden getiriliyor.
Baharatı günümüzde en çok Hintli`ler kullanıyor. Bunun yanısıra, Avrupa ve Amerika`da da baharat kullanımı çok yaygın. Bilhassa italyan ve Fransız mutfaklarında baharatın büyük bir önemi var. Türkiye de, en çok baharat kullanan ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle Güneydoğu illerimizde, acı biber tüketimi bir hayli fazla.

Kaynak:www.gidasanayii.com

Kaynak:

Toplam Ziyaretçi Sayısı : 100

Etiketler: gıda, alışveriş, kdv, fiş, sektör, endüstri, yemek, piyasa, sanayi, tasarım

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Makale ve Haberler
Kategoriler
Baharat - Doğal Bitkiler
Bisküvi - Çikolata - Şekerleme
Dondurulmuş Gıda
Et - Et Ürünleri
Gıda Genel
Katkı Maddeleri
Kuru Yemiş Çerez
Su - Soda
Süt ve Süt Ürünleri
Tahin - Pekmez
Tatlıcılık
Un - Makarna - Unlu Mamüller
Yemek Sanayi
Zeytin - Zeytinyağı
Şifalı Bitkiler

Teknik Makaleler
Gıdanın Geleceği Fonksiyonel
YUMURTA
Baharatın Öyküsü
Çiğ sütlerin mikrobiyolojik kalitesinin düşük olması.
Kefir Nedir?
Firma Haberleri
Türkiye , un ihracatında dördüncü sıraya düştü
Önlem Alınmazsa Gıda Fiyatları Uçar
Ülker Golf Dondurma 2008’e de iddialı giriyor
Ülker Susamlı Çubuk’a Altın Madalya
İlan / Ürün / Kampanya
Firma İlan değişik ambalajlarda yağlı zeytin

 

 

 


ANA SAYFA | FIRMA EKLE | YENI FIRMALAR | ALFABETIK LISTE | SEHIR LISTE | BÜTÜN FİRMALAR | İLETİŞİM | TOP 100 | ÜYE GİRİŞİ

Copyright © 2007 - 2008, Firmalar Rehberi

Sitedeki Firma, İlan, Haber, Makale, Ürün ve Kampanyalardan www.firmalarrehberi.org sorumlu degildir. Bunlarla ilgili sorumluluk içerigi yayinlayan yayinci Firmaya aittir.
Kullanım Koşulları